SANAYİ NESNESİNDEN SANAT NESNESİNE DÖNÜŞÜM

March 21, 2015

 

*Sanatta Yeterlik Öğrencisi, Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Seramik Ana Sanat Dalı

**DEU DÖNÜŞÜM TEMALI SANAT VE TASARIM KONGRESİ'NDE SÖZLÜ BİDİRİ OLARAK SUNULMUŞ VE BİLDİRİLER İTABINDA BASILMIŞTIR.

 

ÖZET

Sanat bugün belki de tarih boyunca hiç olmadığı kadar özgürdür. Sanatçıların ön plana çıktığı ve ‘her ne yaparlarsa’ (!) sanat olarak sunabildikleri bir anlayış gelişmiştir. Bu anlayışın temelleri Birinci Dünya Savaşı yıllarında şekillenmeye başlamıştır. Zanaat ve sanat sorgulanarak sanatçıyı ustadan ayırmışlardır, el emeği olmayan ve kolaylıkla bir yerden bulunabilecek yahut satın alınılabilecek endüstriyel objeler sanatçı tarafından kullanılmaya ve sanat eseri olarak sunulmaya başlanmıştır.

Geleneksel olan sanat ve kavramsal sanat ayrımı ortaya çıkmış ve kavramsal sanat üzerinden birçok akım türemiştir. Fakat sanatçı sanayide üretilmiş bu objeleri neye göre seçer ve nasıl bir sanat eserine dönüştürür? Her dönüşüm aynı fikir üzerinden şekillense bile aynı sonuca ulaşır mı? Bu soruların cevaplarının araştırıldığı bu makalede Türkiye ve Dünya’dan sanayi nesnesi kullanarak çalışmalar üreten sanatçı örnekleri ve aynı zamanda sanayi üretimi seramik karolar kullanılarak yapılmış kişisel çalışmaların bilgileri de paylaşılacaktır.


 

ANAHTAR SÖZCÜKLER: Sanayi, Seri Üretim, Hazır Yapım, Sanat, Seramik Karo

 

 

 

SANAYİ NESNESİNDEN SANAT NESNESİNE DÖNÜŞÜM

 

Sanayi Nesnesi Ve Sanat İlişkisi

Yaşadığımız çağın en önemli değerlerinden biri de ‘hız’dır. Her türlü değişimin çok hızlı bir şekilde yaşandığı, ekonomiden siyasete teknolojiden sosyal yapıya kadar değişim ve dönüşüm temeli üzerine bir gündemi yaşıyoruz. Sanat da bu hız ve değişimden nasibini almıştır. Sanatçı temeli üzerine oturmuş bugünün sanat anlayışında, sanatçının hiç olmadığı kadar özgür olduğunu söyleyebiliriz. Bugün, sanatçıların kendini ifade yöntemleri ve malzemeleri konusunda sınırın olmadığı bir sanat ortamı içindeyiz.

Bunun temelleri Birinci Dünya Savaşı yıllarıyla Avrupa’da, geleneksel yöntemlerden sıyrılıp yepyeni malzemelerin denendiği ve sanayi üretimi hazır nesnelerin de sanatta bir ifade aracı olarak kullanılabildiği bir sanat anlayışına dayanmaktadır. Dada hareketi ile birlikte, sanatçı artık el emeği olmayan bir seri üretim nesnesini de bir müze ya da sergi salonuna koyabilir, bir sanat nesnesi olduğunu iddia edebilir. Çünkü ‘Dada, oğulları babalara karşı getiren en şiddetli bir başkaldırma idi. Bu akım içinde, İkinci Dünya Savaşı’nda alevlenen Avrupa’nın şüpheci bilinci kendini gösteriyordu. Bütün Dada’cılar savaşın karşısında idiler ve Judgenstil üslubunun sanatçıları gibi, estetik fenomenlerden, moral fenomenler yapmak istiyorlardı.’ (Turani,

2003, s:602) Artık disiplinler arası bir dönem başlamıştı ve her türlü nesne, endüstriyel üretim nesneleri de dâhil olmak üzere, sanat üretimlerinde kullanılabilirdi. Ancak bu hazır nesneler neye göre seçilebilirdi? ‘Duchamp’a göre ancak kişisel bir tarihin izini, birikimini üstünde taşıyan olgular bu kategoriye dâhil edilebilirdi. Bu da gene 20. yüzyılda çok tekrarlanan hafıza, benlik, kimlik, aidiyet gibi kavramlara dayanarak yapılan sanatın ve New York Pop akımının kaynağını meydana getiriyordu.’ (Kahraman, 2004)

‘Seri üretim mallarından herhangi birinin çevresinden soyutlanarak tek başına ‘sanat yapıtı’ olarak sergilenmesi tanımıyla bilinen hazır nesneler 1938 yılında Andre Breton ve Paul Eluard tarafından çıkartılan ‘Dictionnaire Abrege du Surrealisme’ (kısaltılmış sürrealizm sözlüğü) isimli sözlükte Marcel Duchamp tarafından: ‘sanatçı tarafından sadece seçilerek sanat nesnesi sıfatına terfi eden sıradan nesne’ olarak tanımlanmıştı.’ (Şahiner, 2014) ‘Marcel Duchamp temelde şu köktenci değişimi önerdi: Sanat yapıtının üretiminde sanatçının yeteneği, becerisi ve eli değil, artık düşüncesi ve o düşüncenin zamanın bilimsel, teknolojik ve endüstriyel gelişimi geçerlidir.’ (Mutsuz Hazır Nesne, 2014) ‘1913 te ortaya koyduğu ilk hazır nesne olan bisiklet tekerleği ile birlikte Duchamp sanatsal yeteneğinin antitezi olan bir yaratıcı sürece girmiştir. Kendisini geleneksel resimden uzak tutmaya ve sanat eserinin kavramsal değerini ortaya çıkarmaya çalışmıştır. Nesne sanat eseri olur, çünkü sanatçı onu öyle tasarlamıştır.’ (Sanat Akımları: Dadaizm, 2014) ‘Böylelikle izleyici, bu işler karşısında -alışılmış sergilerdeki gibi- estetik bir doyuma ulaşamamakta, bu sebepten hayal kırıklığına uğramakta, bunun sanat olup olmadığını sorgulamak durumunda kalmaktadır.’ (Kavramsal Sanatta Amaç Araç Yanılsaması, 2014) Picasso’nun bisiklet selesi ve gidonundan yaptığı boğa başı heykeli de hazır nesne kullanımına iyi bir örnektir. ‘Böylece heykel sanatında geleneksel yöntemler yerine çeşitli yerlerden bulduğu hazır nesneleri montajlayarak heykel biçimlendirme fikrini geliştirmiştir.’ (Ağatekin, 2012) ‘Postmodern süreçte ortaya çıkan sanat hareketleri ve özellikle güncel sanat uygulamalarına bakıldığında Marcel Duchamp’ın sıradan fabrikasyon nesneleri sanatsal edimin merkezine koyma eğiliminin sıkça başvurulan bir strateji olarak ağırlığını hissettirdiği görülmekte’ (Şahiner, 2014) Oysa o döneme kadar ‘kültür sarmalının alanları olan endüstri ve sanat birbirine karşıt gibi görünümdedir.’ (Uludağ, 1997)

Bugün, sanat nesnesi olarak seçilmiş fabrikasyon üretim nesnesi kavramsal bir hale dönüşür ve kendini başka bir alandan tanımlar; sanatçının bakış alanından. Sanatçı izleyicinin dünyasıyla onun nesneleri alıştığı gibi görme düzeneği ile oynama hakkını kullanır. Onlara nesneyi kendi baktığı pencereden gösterir. Kullandığı nesnelerin belleğimizde yer alan her türlü karşılığını alt üst ederken nesnenin kimliğinde de bir dönüşüme neden olur. Duchamp’ın pisuarı artık bir pisuar değildir, söylendiği gibi bir çeşme olmak için de belleğimizdeki tüm çeşmeleri yıkarak bakmak zorunda olduğumuz bir ‘sanayide üretilmiş sanat nesnesi’dir. ‘Bu çeşmeyi Bay Mutt’un kendi elleriyle yapıp yapmadığının hiç önemi yoktur. O bunu SEÇMİŞTİR. Hayattan sıradan bir nesne almış, onu yeni bir başlık ve bakış açısıyla, işlevsel anlamını ortadan kaldıracak şekilde yerleştirmiş-o nesne için yeni bir düşünce yaratmıştır.’ (Schwarz, 2000) Tıpkı 1980lerin başında Jeff Koons’un kullandığı hazır nesneler gibi. Koons, endüstriyel üretim nesnelerini öyle bir sergileme üslubuyla izleyiciye sunar ki bir alışveriş merkezindeki satışa sunulmuş herhangi bir nesne haline gelmiş bir sanat nesnesidir artık gördüğümüz. Andy Warhol’un Campbell çorba tenekelerini raflardan alıp özel bir nesne olarak tuvale sokması gibi Koons da sergilediği endüstriyel üretim nesnelerni özel ve öznel kılar. (G.1) Bu, Duchamp’ın önerdiği nesnelerde sanata karşı olan tavrı tersine çevirerek bulduğu nesneyi sanat eseri haline getirme tavrına dönüşür. İlkinde sergi salonunu ya da müzeleri sorgulayan bir tavır varken Koons’un işleri müzeyi kullanır. (G.2)

 

Dünya, Dada hareketiyle başlayan ve sonra Kavramsal Sanat ile anılan tüm sanat akımlarında yer gösteren hazır nesne kullanımı Türkiye’de ‘1960’ların sonunda Altan Gürman ve 1970’lerin sonunda Sanat Tanımı Topluluğu ile gündeme geldi. Şükrü Aysan Topluluk adına 1984’de Marcel Duchamp başlıklı çeviri ve özgün yazılardan oluşan 500’ü numaralı 2000 adet küçük bir kitap yayınladı. 1980’lerde Serhat Kiraz, Ahmet Öktem, Füsun Onur, Canan Beykal, Selim Birsel, Erdağ Aksel, Gülsüm Karamustafa yerleştirmelerinde hazır-nesne kullandılar.’ (Mutsuz Hazır Nesne Sergisi İçin Yazılmış Bir Yazı, 2014) Serhat Kiraz’ın (G.3) ‘2. İstanbul bienali’ndeki ‘Dinlerin Tanrısı, Tanrının Dinleri (1989) de duvarda floresan ışıkları ile yapılmış bir kare ve dört kutsal kitabın durduğu dört cam vitrin yer alır.’(Madra, 2011)

 

Füsun Onur, Türkiye'de enstelasyon çalışan ilk kadın sanatçıdır. 1993 yılında yaptığı isimsiz adlı çalışmasında bir sandalye üzerine adını yazarak sergilemiş ve sandalyeyi güç ve otorite kavramlarına karşılık kullanmıştır. (G.4)


 

Akademisyen ve sanatçı olarak seramik sanatında adını duyurmuş Beril Anılanmert’in de son dönem çalışmaları henüz bir endüstriyel nesne olarak hayata katılmamış ham vitrifiye elemanlarıyla yaptığı heykel çalışmaları da endüstriyel hazır malzeme kullanımına örnek sayılabilir.

Günümüz genç sanatçılarından Elif Ağatekin, çalışmalarını sanayi üretimi atık seramik malzemelerden kurgulamaktadır. ‘Kırık Çeyizler’ isimli çalışmalarında yeni nesildeki boşanma oranına dikkat çekmek üzere çeyizlerde olmazsa olmaz bir parça olan porselen yemek takımlarını kullanmıştır. (G.5)

 

MSGSÜ araştırma görevlilerinden Aygün Dinçer Kırca yaptığı çalışmalarda hazır malzemeyi kullanan yeni dönem sanatçılardandır. ‘Dikkatli İzleyiniz’ adlı sergisinde (G.6) günlük yaşamımızda safralarımızı süsleyen porselen takımları kullanan sanatçı kırılgan bu nesnelerin kırılmalarıyla beraber kullanımdan kalkmalarını sorgulamaktadır. ‘Aslında bir porselenin kırılması onu biricik kılar, sıradanlığından kurtarır. Kırılanlar sergideki eserler gibi, tekrarlanması imkansız yeni formlar olarak karşımıza çıkar.’ (Aygün Dinçer Kırca: Dikkatli İzleyiniz!)

 

 

 

Kişisel Yorum Ve Uygulamalar

 

Seramik karo sanayisinde çalışan bir tasarımcı olarak, çalışmalarda seramik sanayinde bir üretim yöntemi olan inkjet dijital baskı teknolojisi ve seramik karolar kullanılmıştır. Karonun seçilmesi tesadüf değildir. Bir yapının kimliğine dair hemen hemen tüm bilgilere ulaşabileceğimiz mekânın seramik karoları, sanatçının kendi kimliğine dair veriler içeren tüm bu çalışmalarda özellikle seçilmiştir.

Bir endüstriyel üretim nesnesi olan bu karolar henüz ham iken bir yüzey olarak değerlendirilir. İlk adım olarak anlatılmak istenen hikâyeye uygun fotoğraflar, resimler, çizimler toplanır, bu araçları bilgisayarlı tasarım yöntemleri ile bir araya getirilip, kurgulanır. Kimi zaman standart işletme şartlarını, kimi zaman elde hazırlanan karoları elek baskı kullanılarak ve bazen 3.pişirim yöntemleri ile zenginleştirilebilir.

Çalışmaların teknik yolculuğunda, öncelikle preslerde sırlı granit massesiyle 420kg/cm2 basıçla şekil verilen karolar nemini atmasını sağlayan kurutucularda yaklaşık 130-150 derecede 45-55 dk bekletilmektedir. Daha sonra bantlarda ilerlemeye başlayan karolar önce 8-10 gr su atılarak yüzeyi biraz nemlendirilir ve sırasıyla engop, sır ve varsa üst sırdan geçer. Genel bir aralık vermek gerekirse 1180-1200 arası sıcaklıklarda 46-49 dakika pişirme süresinde doğalgazlı kontinyu fırınlarda tek pişirim yapılır. Yapılan çalışmalarda inkjet dijital baskı teknolojisi kullanılmıştır. Bu yöntem ilk olarak 2006 yılında İspanya Cevisama fuarında tanıtılmış, sonrasında hızlı bir şekilde gelişimini sürdürmüş, bugün hemen her seramik fabrikasında kullanılan bir teknik haline gelmiştir.

 

 

 

 

Sonuç

 

Endüstri devrimiyle birlikte sanayide maliyeti düşük ve çok miktarda üretim olanağı sağlanması ve bu üretim koşullarının ve pazarın geçirdiği değişimin kişiye ve çağa etkileri sanatı bugünkü anlamına hızlı bir şekilde taşımıştır. Bugün neredeyse sanayi üretimi nesneyi kullanmayan bir sanat eseri yok gibidir. ‘Evet birçok sanat yapıtı hazır-nesne’dir, diyebiliriz; ancak birçok sanat yapıtı da hazır-nesne’ye karşın üretilmektedir. Bu şu anlama geliyor: Hazır-nesne olmazsa olmaz bir gerçekliktir; başka sanat türleri bu gerçekliğin bilincinde olarak, bu gerçekliğe karşın üretilmektedir.’ (Mutsuz Hazır Nesne Sergisi İçin Yazılmış Bir Yazı, 2014)


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 

Kaynaklar:

Ağatekin, Elif. Seramik Sanatında Alternatif Bir İfade Aracı Olarak Atık Seramik Kullanımı, Sanatta Yeterlik Tezi, Anadolu Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Seramik Ana Sanat Dalı, 2012, Eskişehir, S:17

Aygün Dinçer Kırca: Dikkatli İzleyiniz! Erişim Tarihi: 1 Ağustos 2014, http://www.viralmecmua.com/aygun-dincer-kirca-dikkatli-izleyiniz/haberdetay/502398/default.htm

Beral Madra, “Kavramsal Bir Miras-Öncü Yerleştirmeler” sergisi kataloğundan: Antik AŞ Kültür Yayınları, no. 12, Eylül 2011. ERİŞİM TARİHİ: 2 EYLÜL 2014, http://www.kuadgallery.com/tr/artist/serhat-kiraz/

Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedi, Interpress Basın ve Yayın, İstanbul cilt3 sy:1496

Kahraman, Hasan Bülent. (2004, 16 Aralık). ‘Pisuar’ı nereye koymalı? Erişim Tarihi: 30 Ağustos 2014, http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=137517

Kavramsal Sanatta Amaç-Araç Yanılsaması. Erişim Tarihi: 3 Ağustos 2014, http://lebriz.com/pages/lsd.aspx?lang=TR&sectionID=6&articleID=1109&bhcp=1

Mutsuz Hazır Nesne Sergisi İçin Yazılmış Bir Yazı. Erişim Tarihi: 15 Ağustos 2014, http://www.kuadgallery.com/tr/exhibition/mutsuz-hazir-nesne/

Sanat Akımları: Dadaizm. Erişim Tarihi: 10 Ağustos 2014, http://www.arsivfotoritim.com/yazi/sanat-akimlari-dadaizm/

Schwarz, A. The Complete Works of Marchel Duchamp, New York, Delano Greenidge Editions, 2000, s:200

Şahiner, Rıfat. Neo-Avangardistlerin Hazır Yapımlarına Nasıl Bakmalı?... Erişim Tarihi: 23 Ağustos 2014, http://pangorselkultur.wordpress.com/postavangart-ve-hazir-yapim-sanat/

Uludağ, Kemal. (1997) ‘Sanat Ve Endüstride Üretim Mantığı’. Sanayi ve Sanat. Erişim Tarihi: 20 Ağustos 2014,http://www.kemaluludag.com/sanaturetim.asp


 


 


 


 


 


 

Görsel Bilgileri:

GÖRSEL 1: Koons, Nelson Automatic Cooker, 68.6 x 43.2 x 40.6 cm 1979

GÖRSEL 2. Duchamp, Bicycle Wheel, 1913, ebatları bilinmiyor.

GÖRSEL 3. Serhat Kiraz Dinlerin Tanrısı, Tanrının Dinleri, yerleştirme, 1989

GÖRSEL 4. FÜSUN ONUR, İSİMSİZ 1993

GÖRSEL 5. Elif Ağatekin, ‘Kırık Çeyizler’ çalışmalarından parçalar, Çap:20 cm, porselen tabak üzerine sulU çıkartma, 2012

GÖRSEL 6. Aygün Dinçer Kırca, ‘Dikkatli İzleyiniz!’ Sergi Afişi

GÖRSEL 7. Korkmaz, ‘Hiçbirşeyim Olana Kadar Her Şeyim Olur Musun?’ adlı düzenlemeden ayrıntı 40x60 cm porselen karo

GÖRSEL 8. Korkmaz, ‘Sonsuz Tekrar’ adlı düzenlemeden ayrıntı 60x60 porselen karo

Please reload

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now